Gün batımıyla beraber şehre gelen sessizliği bozan tek şey havanın uğultusuydu adeta. Taze bir Latina dilberi, ipek teniyle divanında yatmış düşlere dalmıştı aheste aheste.

Aniden kapı çaldı ve o anda tüm olanlar farklılaştı. G içeriye giren kişi uzun boylu, güçlü bir beydi tutarak devasa bir çiçek demetiyle.

Bakışlarında parıltılar oyun ediyordu gibi, kızı anında tesiri altına almıştı. Katiyen ummadığı bu rastlaşma onu derinlemesine etkilemişti.

Laf etmeden birbirlerine yakınlaştılar. Her bir dokunuş alev gibiydi.

Vakit beklemiş gibiydi o anda, bir tek arzu dile geliyordu.

Gövde yapıları karşılıklı olarak kenetlenmiş, yürekleri aynı anda atıyordu.

Bu gece, akılda kalıcı bir vakanın başlangıcıydı.

Her buse tek giz söyleyiverirken, her bir değme taptaze bir arzunun kapılarını.

Sabahın ilk ışıklarıyla beraber, vücutları hala ılık ılık karşılıklı olarak yapışıktı.

Bakışlarında yepyeni bir serüven aydınlığı vardı, ömürlerine içerik katan bu buluşmanın keyfini yaşıyorlardı.

İşte bu karanlık onlar için bir milat anısıydı.